Küçüğüm

Zaman biz hiç fark etmeden yanımızdan akıp geçer, tıpkı bir rüzgârın sakin, durgun, temiz bir su kütlesi üzerindeki etkisi gibi hayatımıza izler bırakarak geçer. Ve bizler bu geçen zamanın içinde pek çok kez kaybolduğumuzu sonra yeniden kendimizi bulduğumuzu fark ederiz. Çoğu zaman bu kayboluşlarımız ve yeniden kendimizi buluşlarımız o kadar belirsizdir ki çoğu kez hatırlamayız … More Küçüğüm

Aşkın Tanımlanamayan Gerçeklİğİ

Marcel Proust, yedi ciltlik “Kayıp Zamanın İzinde” romanının üçüncü cildi olan “Sodom ve Gomorra” da “Sevgi bittikten sonra bile, sevmiş olmak tamamen anlamsız değildir, çünkü daima başkalarının anlayamadığı nedenlerle sevilir” der. Gerçekten de ister bir sevgiliyi ister bir çocuğu ister bir dostu isterse de bir nesneyi sevmiş olalım sevgimizin tam olarak tanımını yapamaz, yapsak bile … More Aşkın Tanımlanamayan Gerçeklİğİ

“Franco Çürüyor, Lorca Yaşıyor!”

“Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı asla öldüremezsiniz” Che Guevara İspanya İç Savaşı 20.yüzyılın belki de en acımasız iç savaşlarından birisiydi. Bu savaş yalnızca siyasetin değil, aynı zamanda ölümün ve silahların hüküm sürdüğü bir özgürlük mücadelesiydi. Hem siyasetin hem ölümün hem de silahların savaşıydı. Üç yıl süren bu iç savaş bir süre sonra Avrupa kıtasına faşizmin … More “Franco Çürüyor, Lorca Yaşıyor!”

Franz Kafka ve Milena Jesenska

Büyük edebiyatçıların aşkları hep büyük olmuştur. Bizim topraklarda benim ilk aklıma gelenler Nazım ile Piraye, Turgut Uyar ile Tomris Uyar, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “karadutum, çatal karam, çingenem” yani Mari Gerekmezyan’ı ve tabii ki Özdemir Asaf’ın Laviniası’da unutmamak lazım. Bizim topraklardan dışarı çıktığımda ise aşka ve sevgiye dair bana çok şey öğreten Kafka ile Milena’nın aşkıdır. … More Franz Kafka ve Milena Jesenska

Koşulsuz Sevgi: “Lütfen bana bir koyun resmi çiz!”

Bazen sevginize her hangi bir karşılık beklemeden seversiniz çünkü bazı sevgiler koşulsuzdur. Koşulsuz sevgi asla değişmez belki zamanla dönüşebilir ama asla değiştikleri görülmemiştir.  Bu yüzden koşulsuz sevmek dünyanın en anlaşılmaz, en açıklanamaz, en tutarsız, en harika, en saçma, belki biraz tutucu, fazlasıyla tüketici, en sinir bozucu, en mutlu edici, en ölümcül, en çocuksu, en fedakâr … More Koşulsuz Sevgi: “Lütfen bana bir koyun resmi çiz!”

Modern Dünyanın Yarım Kalmış Hikayeleri

Kendimize küçük dünyalar kurup büyük hikayeler yaşıyoruz oysaki başı sonu olmayan ve bilim insanlarının hala genişlemeye devam ettiğini söylediği bir evrende, yüz milyarlarca galaksinin içinde, milyarlarca yıldız, belki de bir o kadar gezegen arasında mavi bir gezegenin üzerinde yaşayan küçücük bir noktayız; hikayeleri büyük olan küçük bir nokta. Ve gün gelecek bu devasa büyüklüğün ortasında … More Modern Dünyanın Yarım Kalmış Hikayeleri

Acıyı Hissetmek

Spinoza “Acı da iyi bir duygudur çünkü bize incinen kısmın henüz çürümemiş olduğunu gösterir” der Acı duygusu da hissettiğimiz diğer tüm duygular gibi insana ait olan bir duygudur ve diğer tüm duygular gibi insanı besler, geliştirir ve dönüştürür. Bu nedenle insanı ele alırken sadece onun mutluluklarını, yaşama sevincini ele alıp acı kavramını görmezden gelmek bir … More Acıyı Hissetmek

Her Seçim Bir Vazgeçiştir

1874 doğumlu, Pultizer şiir ödül sahibi Amerikalı şair Robert Frost’un en bilinen ve bugüne kadar hakkında bir çok yazı yazılan şiiri “The Road Not Taken (Gidilmeyen Yol)” adlı şiirdir. Şiir, yolu sarı bir ormana düşen bir yolcunun hikayesini anlatır. Sonbaharda yaprakları sararmış bir ormanda yürüyen bir yolcu yürüyüşü sırasında bir yol ayrımına gelir. Bu yol … More Her Seçim Bir Vazgeçiştir

Zamanını Satanlar ve Zamanı Satın Alanlar

“Nitelik” deyip duruyor silindir şapkalı, koca burunlu, aksi mi aksi bir ihtiyar. Nedir ki nitelik? diye soracak oluyorum. Zamanını satarak hayatta kalanlarla zamanı satın alarak hayat bulanlar arasındaki farktır diyor.”Prof.Dr. ÇETİN BALANUYE Yazıya başlamadan önce gelin hep beraber şunu kabul edelim; bizler maddenin ve maddiyatın ön planda olduğu bir dünyaya doğduk. Ve hiçbirimiz bu maddesel … More Zamanını Satanlar ve Zamanı Satın Alanlar

Ölüm Üzerine Varoluşsal Bir Deneme

İnsan gençken değil de yaş aldıkça ölüm kavramını daha fazla sorgulamaya başlıyor. Sanırım çevresinde kaybettiği insanlar fazlalaştıkça yani ölümle daha sık yüzleşmeye başladıkça bu duygunun içine daha çok giriyor. Ölüm… Belki de hayatımızdaki en gerçek olan mutlak gerçeklik. Yaşayan canlı bir varlığın her ne şekilde olursa olsun hayati faaliyetlerinin bir daha geri gelmemek üzere sona … More Ölüm Üzerine Varoluşsal Bir Deneme