Anılar ve Zaman

“Bugün dünlerin toplamıdır” Henri-Louis Bergson Zaman… Hayatımızın her anına eşlik eden, ama ne tam olarak anlayabildiğimiz ne de kesin bir tanımını yapabildiğimiz bir kavram. Biz bu kavramı sadece başlayan, geçen, giden, biten kelimeleriyle anlamlandırabiliyoruz. Bir saatin tik taklarıyla ölçtüğümüzü sansak da hala bizim için gizemini koruyan zaman dediğimiz şey gerçekten bu mudur? Fransız filozof Henri-Louis … More Anılar ve Zaman

Schopenhauer’ın Sarkacı

Bazı bilgileri öğrendikten sonra hayat eskisi gibi olmaz derler ya, işte Schopenhauer’ın “Sarkaç Metaforu” tam da böyle bir etki bırakır insanda. Onu öğrendiğinizde, hayatta her şeyin aslında iki uç arasında gidip geldiğini fark edersiniz: Acı ve sıkıntı, eksiklik ve doyum, arzu ve tatminsizlik… Hayatta bir şeyleri elde etmek için mi koşuyoruz, yoksa sadece koştuğumuz için … More Schopenhauer’ın Sarkacı

Johann Gottlieb Fichte

Bir önceki yazımızda 18. yüzyılın sonları ile 19. Yüzyılın başlarında Immanuel Kant’ın Transandantal Felsefesinden hemen sonra, Kant’ın Eleştirel Felsefesinin ilk kritiği olan “Saf Aklın Eleştirisi” kitabının basımıyla birlikte Kant’ın felsefesini hem eleştirmek hem de geliştirmek amacıyla Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi filozofların katkılarıyla Alman İdealizm Felsefesinin başladığını … More Johann Gottlieb Fichte

Alman İdealizm Felsefesine Giriş Yazısı

Alman idealizmi, 18. yüzyılın sonları ile 19. Yüzyılın başlarında, özellikle Immanuel Kant’ın felsefesini hem eleştirmek hem de geliştirmek amacıyla temelleri atılan Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi filozofların katkılarıyla gelişen bir düşünce akımıdır. Bu akımın oluşumu hem Aydınlanma felsefesinin etkileriyle hem de öncesindeki Rasyonalizm ve Empirizm akımlarına karşı … More Alman İdealizm Felsefesine Giriş Yazısı

Kant ve Matematiksel Önermeler

Bir önceki Immanule Kant yazılarımızda da belirttiğimiz gibi batı felsefe tarihinde birçok filozof  özellikle Modern felsefe ve sonrasında iki klasik ekol üzerinden ilerleyerek doğayı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmışlardır. Her iki görüş de evrene bakış açıları farklı olmasına rağmen ortak bir noktada birleşiyor doğayı anlamanın Matematikten geçtiğine inanıyordu. Bu iki ana görüş Empirist (Deneyci) ve Rasyonalist … More Kant ve Matematiksel Önermeler

Kant ve Bilginin Kaynağı

“Modern felsefe, bilginin kaynağını ve sınırlarını iki farklı ana ekol olan rasyonalizm ve ampirizm tarafından belirlemiştir. Başta Descartes ve Leibniz olmak üzere rasyonalist eğilimli filozoflar bilginin tamamen akıl üzerinden gerçekleştiğini ve felsefenin mutlak bilgiye “akıl” üzerinden ulaşılabileceğini söylüyordu”. Locke ve Hume gibi ampiristlerin oluşturduğu ekol ise insan aklının başlangıçta “beyaz bir kâğıt” gibi olduğunu, ancak … More Kant ve Bilginin Kaynağı

Immanuel Kant Neden Önemlidir?

Felsefe kümülatif bir bilgidir birikerek çoğalır. Bu nedenle felsefe tarihindeki tüm düşünürler belirli bir öneme sahiptir. Ancak benim için tüm filozoflar içinde Kant, Hegel ve Marx’ın yeri her zaman ayrı olmuştur. Çünkü üçü de kendi oluşturdukları felsefeleriyle düşünce sistematiğini değiştirmiş, kendilerinden sonra gelen tüm düşünürlere büyük bir yol açmışlardır. Fakat hepsinden önemlisi tabii ki yine … More Immanuel Kant Neden Önemlidir?

“Feuerbach Üzerine Tezler”: Kısa Bir İnceleme

Hegel 1831’de öldü. Fakat Hegel’in düşünceleri hem yaşarken hem de o öldükten sonra felsefe tarihinde büyük değişimler yaratmıştı. Özellikle Hegel’in “Mutlak İdea” düşüncesi Modern Felsefenin doruk noktasına oturmuştu. O dönemin Hegelcileri “Mutlak İdea” düşüncesine çok değer veriyor bu düşüncenin felsefe, devlet, kültür ve toplumsal hayatın tüm biçimlerinin ilerleyişini açıkladığına inanıyorlardı. Hegelci idealistlere göre her şey … More “Feuerbach Üzerine Tezler”: Kısa Bir İnceleme

Mutlak Ruh: Hegel Felsefesindeki En Yüce Gerçeklik

Georg Wilhelm Friedrich Hegel, felsefi sistemini evrensel bir bütünlük üzerine inşa etmişti. Bu sistemin zirvesinde ise “Mutlak Ruh,” vardı. Hegel’in felsefesinde Tin, Geist, İde, Mutlak, Mutlak Zihin adını verdiği “Mutlak Ruh” kavramı, evrenin nihai gerçeğini ve en yüksek bilinç düzeyini temsil eden temel bir öğedir. Evrende var olan en yüksek bilinç düzeyidir ve evrenin bütününü … More Mutlak Ruh: Hegel Felsefesindeki En Yüce Gerçeklik

Her şey sadece öznel algıdır: Solipsizm Dünyası

“Her şey sadece öznel algıdır” ifadesi, öznel deneyimden başka hiçbir şeyin gerçek olmadığı anlamına gelir. Peki bu cümle doğru mudur? Eğer cevabınız “evet” ise Solipsizm ‘in dünyasına hoş geldiniz! Solipsizm, %100 emin olabileceğimiz tek şeyin kendi zihnimiz ve deneyimlerimiz olduğunu söyleyen felsefi bir düşüncedir. Solipsizme göre, kendi bilincimizin dışındaki her şey ve herkes, dünyanın ve diğer … More Her şey sadece öznel algıdır: Solipsizm Dünyası

Sanayi Devrimi ve Marksist Felsefe

Sanayi Devrimi hem ekonomik hem de toplumsal anlamda dünyanın yapısını köklü biçimde değiştiren hatta günümüz toplumlarını bile hem olumlu hem olumsuz anlamda etkileyen bir dönüm noktasıdır. 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de başlayan ve zamanla tüm dünyaya yayılan bu devrim, üretim süreçlerinden günlük yaşama kadar birçok alanda hayatın dinamiklerini etkilemiş ve halen de etkilemeye devam etmektedir. 18. … More Sanayi Devrimi ve Marksist Felsefe

En İyi Ahlaki Sistem Hangisidir?

Tarihin her döneminde gerek filozoflar gerek din adamları bu sorunun cevabını aramış hatta içlerinden bazıları insanların en doğru ve en ahlaklı şekilde nasıl yaşayacaklarını bulduklarını iddia etmişlerdir. Ancak yirmi birinci yüzyılı yaşadığımız şu günlerde bile halen bu sorunun net bir cevabının verilmediğini görüyoruz. Öyleyse gelin bu yazımızda dilimiz döndüğünce “Ahlak Felsefesi”‘nin bir ucundan giriş yaparak … More En İyi Ahlaki Sistem Hangisidir?

“Var olan vardır yok olan da zaten yoktur”

Hiçbir şeyin değişmediği, her şeyin aynı kaldığı bir dünya düşünebilir misiniz? Değişimin ve dönüşümün olmadığı bir dünya… Değişimin ve dönüşümün olmadığı bir dünya düşünmek oldukça zor, öyle değil mi? Hatta neredeyse imkânsız. Çünkü evrendeki her şey, en temel düzeyde bile olsa, sürekli bir hareket ve değişim içerisindedir. Fiziksel dünyada atomların titreşiminden, biyolojik yaşamın sürekli yenilenmesine … More “Var olan vardır yok olan da zaten yoktur”

Arzu,Sevinç ve Keder

Ünlü filozof Baruch Spinoza 27 Temmuz 1656 da henüz daha 23 yaşındayken düşüncelerinden dolayı Amsterdam Yahudi Cemaati tarafından çok sert bir şekilde aforoz edildiğinde büyük bir yalnızlığın içine itildi. Onun yalnızlığı özgür olduğu bir hayatın içinde sonsuza dek sürecek olan bir yalnızlıktı çünkü Spinoza’nın bağlı olduğu sinagog onunla sözlü ya da yazılı olarak kimsenin iletişim … More Arzu,Sevinç ve Keder

Modern Felsefenin Gelişi

Felsefenin tarihsel ilerlemesine bakıldığında Modern Felsefe ya da Modernite anlayışı Ortaçağın Tanrı merkezli skolastik düşüncesinden hemen sonra başlayan Rönesans ve Reform hareketlerinin yanı sıra coğrafî keşiflerle birlikte değişen ekonomik ve bilimsel gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan ve yirminci yüzyılın ikinci yarısına kadar devam eden döneme karşılık gelir. Modern felsefe, Ortaçağın skolastik ve dogmatik düşünce yapısını deneye … More Modern Felsefenin Gelişi