Bilinçten Devlete Uzanan Yolculuk

İnsan varoluşunun ilk anlarından itibaren hep bir anlam arayışı içinde olmuştur. Bu çabası dünyayı anlama ve anlamlandırma çabasıdır. İnsanın bu anlam arayışında ona eşlik eden ve tüm yolculuğunu bir ayna gibi yansıtan ise en başta kendi bilincidir. İnsanın bilinci, bir aynadır ve bu ayna hem kendini hem de başkalarını yansıtır. Felsefe tarihinde, bilinç ve bilincin … More Bilinçten Devlete Uzanan Yolculuk

Düşündürüldüğümüz Özgürlük

Özgür bir iradeye sahip olduğumuzu düşünmüyorum sadece özgür bir iradeye sahip olduğumuzu “düşündürüldüğümüz” bir sistemin içinde yaşıyoruz. Evet, “Düşündürüldüğümüz” dedim. Özgür olduğumuzu “düşündürüldüğümüz” bir sistemin hatta çok güzel kurgulanmış bir illüzyonun içindeyiz. İçinde yaşadığımız bu sistemin yaratıcıları bizim özgür olduğumuzu düşünmemizi istiyor. Bilincimizi, düşünce yapımızı, hayat tarzımızı hatta hissettiğimiz duyguları bile kendi özgür irademizle seçtiğimizi … More Düşündürüldüğümüz Özgürlük

Hiçliğin Gölgesinde

Ben değişiyorum, dönüşüyorum yaptığım her seçimle farklılaşıyorum. Ben neysem o değilim, ne değilsem oyum. Benim hikayem ne yeni başladı ne de bitmek üzere. Oyun sahnemi ben seçiyorum. Gerçekliğim bugüne kadar milyarlarca kez değişti, değişiyor ve yaşadığım sürece değişmeye yazgılı. Modern felsefe özellikle fenomenoloji “Gerçeklik” kavramını “Gerçek olan şey, bize nasıl görünüyorsa odur.” cümlesiyle çözdü. Çünkü … More Hiçliğin Gölgesinde

Postulatlarımız

Postulat; geometri, matematik ve mantık gibi disiplinlerde, doğruluğu açıkça kabul edilen ve bu nedenle kanıt gerektirmeyen önermelerdir. Genellikle aksiyom terimiyle eş anlamlı olarak da kullanılır. Temel olarak bir önermenin postulat kabul edilebilmesi için şu özelliklere sahip olması gerekir; Doğruluğu Kabul Edilir: Herhangi bir kanıta ihtiyaç duymadan doğru olduğu varsayılır. Kanıtlanamaz: Sistemin içinde başka önermelerden türetilemez … More Postulatlarımız

Özgür Düşüncenin İzinde

“Düşünün çünkü henüz yasaklanmadı” Areopagitica – John Milton Tarih bize göstermiştir ki, düşüncenin baskı altına alınmadığı, herkesin fikrini özgürce dile getirebildiği dönemlerde insanlık büyük ilerlemeler kaydetmiş; bu ilerlemeler, kültürel ve toplumsal sıçramalarla tarihin seyrini değiştirmiştir. Bu özgür düşünce dönemlerinin belki de en önemlisi, 14. ve 15. yüzyıllarda yaşanan büyük kültürel ve entelektüel canlanma dönemidir. Avrupa’nın … More Özgür Düşüncenin İzinde

Özgürlük

“Özgürlük gerçekten var olan bir şey mi yoksa sadece bir yanılsama mı?” Bu yazımızda bu soru etrafında dolaşarak çeşitli felsefi doktrinlerin görüşlerine değinmek istiyorum. Aziz Augustinus’tan Aziz Thomas’a, Descartes’tan Leibniz, Spinoza’dan Schopenhauer’a ve tabi ki Marx’dan Jean-Paul Sartre ve Albert Camus’e kadar çok sayıda filozof ve düşünür asırlardır süregelen bu kadim sorunun cevabını aramışlardır. Ama … More Özgürlük

Bir Hayal Kırıklığını Affetmek

İnsan ilişkileri karmaşık ve hassas bir dengede var olur. Bazen bu denge farklı nedenlerden dolayı bozulabilir. Bu denge bozulduğunda sevdiğimiz insanlardan hiç hak etmediğimiz sözler duyabilir ya da hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz davranışlar görebiliriz. Böyle bir durumla karşılaştığımızdaysa kişisel ilişkilerimizde hayal kırıklıkları yaşarız. Bu hayal kırıklıkları, sevdiklerimizin bizde uyandırdığı beklentilerle gerçeklik arasındaki uçurumu hissettiğimizde ortaya … More Bir Hayal Kırıklığını Affetmek

Lilith Efsanesi: Kadının Özgürlüğü

Tarih boyunca insanlar kendisini çevreleyen dünyayı anlamaya ve açıklamaya çalışmış cevap bulamadıkları sorulara mitolojik efsaneler üretmişlerdir. Dilden dile anlatılagelen efsaneler zamanla, toplumların kültürel mirasının bir parçası haline gelmiş ve çağlar boyunca aktarılarak evrilen, değişen ve yeniden yorumlanan evrensel hikayelere dönüşmüşlerdir. Toplumsal hafızaya kazınan bu efsaneler her dönemin kendisinden bir parça bulduğu hikayelerdir. Bu efsanelerden biri … More Lilith Efsanesi: Kadının Özgürlüğü